Abdullah Bozdemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Abdullah Bozdemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2022 Çarşamba

YEŞİL ELMA - Kemah'tan İstanbul'a Yüzyıllık bir Aşk Öyküsü



YEŞİL ELMA

      Neşe ile Ateş evleneli bir ay olmuştu. Gözleri birbirlerinin gözleri içinde, karşılıklı oturmuş yemek yiyorlardı. Meyvalar geldiği zaman Ateş, karısının kendi iç alemine dalmış, bir şeyler düşündüğünü ve bu zihninden geçen şeylerin onu gülümsettiğini gördü. Bütün seven erkeklerin yaptığı gibi Ateş de kıskanç ve hırçın bir sesle:

      - Neşe, hiç tereddüd etmeden ne düşündüğünü hemen söyle, dedi.
     
      Genç kadın tatlı tatlı güldü. Sevgi dolu gözlerle erkeğinin gözlerinin içine baktı, nazlı nazlı:
      - Koca bebeğim, neden bu kadar kıskançsın? dedi.

      Elinde tuttuğu elmanın kabuklarını soymaya devam ederek:
      - Zihnimden geçen şeylere gülümsüyordum, onu merak ettin değil mi? Sana da anlatayım.

3 Şubat 2021 Çarşamba

"İhtik ya da dertler düzü" | 8 - Kemah Dedikleri


Kemah, Munzur dağının eteklerinde
23.195 nüfuslu bir ilçe...

Mengücekler zamanında yapılan Sultan Melik Türbesi Kemah'ın hemen bir kilometre dışında ve Kemah - Refahiye şosesinin başlangıcındadır. Aradan yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen hala sapasağlam durur. Kemah ve çevresindeki halk için bir ziyaret yeridir.

Sadece dertli olan İhtik köyü değil bu çevrede. “Büyük başın derdi de büyük olur” demişler. Kemah İhtik’in ilçesi olunca dertleri de o denli büyük olacaktır elbet. Ve öyledir de...

Kemah Munzur dağlarının eteklerinde kurulmuş 23.195 nüfuslu bir ilçemiz. Karasu hemen eteklerinden geçer. Bir de “Ani Kalesi” nden bilinir Kemah. Hele geceyse vakitlerden, bir Munzurları görürsünüz bir de “Ani” yi. İkisinin karanlığı da Kemah’ın üstüne çöker geceleri. Kemah’ta bu karanlığı yırtacak ışık yoktur...

4 Ocak 2021 Pazartesi

Doğu Ekspresi


Doğu Ekspresiyle yolculuk, yalnızca bir tren yolculuğu değildir...

Ne zaman gurbet ve sıla üzerine eski bir Türk filmi izlesek, mutlaka bir karesinde Haydarpaşa Garı gözükür. Bu tarihi mekandan kalkan trenlerden özellikle Doğu Ekspresi, uzun-ince parlayan raylar üzerinde gece-gündüz dumanını savurarak Anadolu'nun kalbine doğru salınıp gider...

Adına türküler yakılır, Gurbetin, sılanın hesabı ondan sorulur. Gün gelir "Kara tren gecikir belki hiç gelmez" olur. Gün gelir "Tren gelir hoş gelir" Bir yanıyla hüznümüz, bir yanıyla sevincimiz olur.
Ama illa ki Anadolumuz olur !

9 Aralık 2020 Çarşamba

"İhtik ya da dertler düzü" | 7 - İhtik'te Uyanmak


İhtik'te Uyanmak   7

      İhtik’liler sadece bir koruluk yapmakla yetinirler mi? İhtik uyanmıştır, İhtikliler ne kadar dertleri varsa hepsini kesip atmak kararında. Ortalarda oynaşan çocukları gösteriyor “biz çektik bunlar çekmesin bari” diyorlar ve İhtik’i yörede “tek köy” yapma sevdası iliklerine işlemiş.

      Örneğin bir ark geçermiş köyün içinden yıllardır. Yukarı bentte toplanan suyu aşağılara, tarlalara indiren bu ark, toprak olduğu için zaten az olan suyun bir kısmı da yolda kaybolur, tarlanın başına gelinceye kadar su olmaktan çıkarmış. Halbu ki İhtik’in toprağı sert, yağmur düşlere giriyor İhtik’de. Öyleyse, öyleyse demişler bir gün şu arkı da betondan yapalım bari. Ve 1962 yazında dernek yoluyla sağlanan araçları da kullanıp günlerce çalışmış, 250 metre uzunluğunda bir beton ark yapmışlar köyün içine. Kumunu çekmişler 250 torba da çimento alın ark derdi bitmiş İhtik’de, Şimdi su, bir güzel akıyor arktan, ve damlası kaybolmadan taa tarlalara iniyor.

21 Mart 2020 Cumartesi

"İhtik ya da dertler düzü" | 6 - Yiğitçe Direnmek


Yiğitçe Direnmek   6


   İhtik'in koruluğu burasıdır. Miss Elizabeth MacCallum fidanları teker, teker inceledi.

      Şimdiye kadar İhtik’in dertlerinden, yoksulluğundan söz ettik. Bütün bunların amacı İhtik’i ve İhtik’lileri tanıtmaktı. Sıra şimdi İhtik’lilerin bu şartlar altında bile verdikleri yiğitçe savaşın, yiğitçe direnişin öyküsünde.

      Baştan da söylenen gibi İhtik'liler uyanık insanlar, çalışkan ve de ayrılmamış insanlar. İşte bu özelliklerinden dolayı ve de dertleri “canlarına tak dediğinden” günün birinde toplanır bir dernek kurarlar. Yıl 1951. Derneğin amacı bu yıllarda İhtik’e çeşme yaptırmaktır.

      Çünkü yıllardır köyün içme suyu açıktan akar ve azdır. Fakat çeşitli sebeplerle bugünün “Zerrin Çeşmesi” yıllarca yapılamaz, dernek derlenip – toparlanamaz bir türlü. Ve aradan 8 yıl geçer böylece.

18 Şubat 2020 Salı

"İhtik ya da dertler düzü" | 5 - ... Sonra peşinden devam eder



... Sonra peşinden devam eder   5

         İhtik'liler bir toplu çalışmada.

       Evet, sonra peşinden devam eder İhtik’in, “dertler düzü” nün dertleri. Göç, hastalık, yakacak, öğretmensizlik, yoksulluk ve daha neler, neler...

      İhtik’de kayıtlara göre 198 erkek vardır. Bunların içinde çocuklar ve ergenlik çağındaki delikanlılar da sayılıyor. Ve birşey söylesem inanırmısınız, bunların yüze yakını gurbette. Yani İhtik bir gurbetçiler köyü. Yani ihtik bir yalnızlık köyü. Yani ihtik özellikle iş mevsimlerinde bomboş. Sadece İhtik değilmiş dediklerine göre. Çevrenin bütün köyleri öyleymiş. Ve de ekmek parası kazanıp gönderirlermiş sılaya. Bunun için de bir gurbet havası eser ihtik’de. Gelenler tekrar gideceklerini, gelinenler tekrar ayrılacaklarını düşünürler de bir kara düşüncedir dolaşır köy sokaklarında. Hani ne demişler “gidip gelmemek – gelip bulamamak var.” İşte bundan korkar kadını erkeği İhtik’in. İhtik bu yüzden çok dertli. Başka ne yapabilirler ki. Toprak yok, su yok, hayvan yok, otlak yok, yok oğlu yok...

7 Şubat 2020 Cuma

"İhtik ya da dertler düzü" | 4 - Dertler Düzü



"Dertler Düzü”   4
     
       İhtik'in üstteki tepeden görünüşü
     

      İHTİK’i sorarsanız Bozoğlak bucağına bağlı bir köycük. Yirmibin dönüm toprak üstüne sıkışmış 86 hane ve de bu hanelerde yaşayan 467 “külfet”. Denizi sorarsanız tam 1662 metre aşağılarda. Üstüne türkü yakılan, üstüne masallar uydurulan koca bir dağdır İhtik ova hesabıyla. Ama buralarda çukurda kalmış İhtik 3188 metrelik kara Munzurlara bakar. Ve de yağmurları Munzur’dan gelir İhtik’in...

      Çevresine bakınca İhtik düz. İhtik, yolsuzluğu, topraksızlığı, susuzluğu, doktorsuzluğu ve de bomboz taştan, çıplak dağlarıyla derli düz. Bunun için de “dertler düzü” dedik. Dertler düzünde dert tümen, tümen. Bir vur, bin dinle dertler düzünün insanından. Yokluk demişler, gurbet demişler, toprak demişler. Demişler de demişler işte ve yıllardır dertleşmiş İhtik’de yokluklar. İhtik bunun için “dertler düzü” dür...

18 Ocak 2020 Cumartesi

"İhtik ya da dertler düzü" | 3 - Merhaba İhtik

     


               “Merhaba İhtik”   3

      Şikar'a bakan düzde böyle karşıladılar gelenleri.


      Şikar Deresine bakan bir tepenin yamacına toplanmışlardı. Büyüklü – küçüklü gelmişlerdi ikiyüz kadar. Davul – zurna Erzurum barını vuruyordu. Ve devam ediyordu çocukların içten gelen “heee heyyy” leri. Yamaç düğün meydanıydı sanki. Ayaklar Erzurum barıyla kalkıyor, Erzurum barıyla iniyordu. İliklerine işlemiş davul – zurna bunların Tüm Anadolu insanı gibi.

      Davul – zurnanın sesi Şikar’dan aşağı iniyor, kayalara çarpıyor tekrar geri dönüyordu. Keklikler ürktü kayalarda.

      Ve “Hee heyyy” lerle indik İhtik düzüne. En önde heryanı kırmızıya boyalı, üstünde mavi gül motifleri bulunan iki atlı bir at arabası. Üstünde bayraktarlar. Ve atlılar hışım gibi haber uçurdular köy içine. Dediler ki “Elizabeth Teyze geliyor, gaymaham ve de gazeteci beg geliyorlar” Ortalık sevinçten toz duman.

1 Ocak 2020 Çarşamba

"İhtik ya da dertler düzü" | 2 - Şikar deresinden İhtik'e

 

“Şikar deresinden İhtik'e”   2

     
      Burası Şikar Deresi. Öndeki Kaymakam Ahmet Şensoy,
     Onun arkasında Miss MacCallum ve bizler.

      ŞİKAR DERESİNDEN İHTİK’E

      Efendime söyliyeyim, bu minval üzerine tuttuk İhtik’in yolunu. Baştan da söylemiştim. Bu yol eskiden sadece at ve katırların işleyebildiği bir patikaymış. Sonra zamanla düzeltilmiş ve yola benzetilmiş.

      Yol dar, yol çukur, yol tümsek. Yol kayaların altından geçiyor bazı kere. Bazan da derelerden, tepelerden. Amma geçiyor işte. Ve bizi İhtik’e götürüyor ya, sen ona bak.

19 Aralık 2019 Perşembe

"İhtik ya da dertler düzü" | 1 - Ver elini Şikar deresi



"İhtik ya da dertler düzü" Ya da Kemah ve Köyleri


Gazeteci Yılmaz Gümüşbaş, 1963 Eylül ayının ikinci yarısında Ulus Gazetesi muhabiri olarak Kemah Kardere Köyüne (İhtik) gider. Yapmış olduğu yolculuk boyunca ve 2 gün kaldığı İhtik'te izlenimlerini, değerlendirmelerini ve yaşadıklarını ve en nihayetin'de de Kemah'a ait gözlemlerini ve izlenimlerini bir yazı dizisi haline getirir. Sekiz bölümlük bu yazı dizisi "İhtik ya da dertler düzü" adı altında 9 Aralık 1963 tarihinden itibaren Ulus Gazetesi'nde yayınlanmaya başlar.

Yarım asır önce yayınlanan bu yazı dizisinde yalnızca Kardere Köyü'ne (İhtik) ve Kemah'a yer verilse de; İhtik'le hemen hemen aynı sorunları, çaresizliği ve arayışları yaşayan diğer Kemah köyleri için de benzer sonuçları çıkarmak pekala mümkündür. Zaten yazar da yazı dizisi boyunca bu konuya sık sık göndermeler yapmaktadır. O nedenle biz de yazı dizisinin ana başlığı olan "İhtik ya da dertler düzü" 'ne 'Ya da Kemah ve Köyleri' dedik. 

9 Kasım 2019 Cumartesi

Kemah Dedikleri / Yılmaz GÜMÜŞBAŞ


"İhtik ya da dertler düzü" Ya da Kemah ve Köyleri


Gazeteci Yılmaz Gümüşbaş, 1963 Eylül ayının ikinci yarısında Ulus Gazetesi muhabiri olarak Kemah Kardere Köyüne (İhtik) gider. Yapmış olduğu yolculuk boyunca ve 2 gün kaldığı İhtik'te izlenimlerini, değerlendirmelerini ve yaşadıklarını ve en nihayetin'de de Kemah'a ait gözlemlerini ve izlenimlerini bir yazı dizisi haline getirir. Sekiz bölümlük bu yazı dizisi "İhtik ya da dertler düzü" adı altında 9 Aralık 1963 tarihinden itibaren Ulus Gazetesi'nde yayınlanmaya başlar.

Yarım asır önce yayınlanan bu yazı dizisinde yalnızca Kardere Köyü'ne (İhtik) ve Kemah'a yer verilse de; İhtik'le hemen hemen aynı sorunları, çaresizliği ve arayışları yaşayan diğer Kemah köyleri için de benzer sonuçları çıkarmak pekala mümkündür. Zaten yazar da yazı dizisi boyunca bu konuya sık sık göndermeler yapmaktadır. O nedenle biz de yazı dizisinin ana başlığı olan "İhtik ya da dertler düzü" 'ne 'Ya da Kemah ve Köyleri' dedik.

Diğer yandan bir gazeteci'nin gözünden Kemah'a ve geneline ait gözlem, değerlendirmeler ve bilgiler de Kemah'ın yakın tarihine ışık tutması açısından son derece önemlidir.

Kemahkalesi

1 Haziran 2012 Cuma

DOĞU EKSPRESİ İLE KEMAH'A YOLCULUK


Daha önce Kardere.Com'da yayınlanan; Doğu Ekspresi ile Kemah'a Yolculuk - Haydarpaşa'dan Kemah'a Anadolu Manzaraları video filminin yayınlanan bölümleri ile birlikte 9, 10 ve 11. bölümleri seyirlerinize sunarız.

SİTEMİZ YAYINA BAŞLADI !


Web sitemiz yayına başladı!


Kemah'ın tarihini, doğasını ve insanını temel alan bağımsız, özgür ve objektif yayın politikamızla, olaylara ve olgulara bilimsel ve toplumcu yaklaşımımızla ve bu topraklara olan sevdamızla; merhaba !

23 Nisan 2012 tarihi itibariyle yayın hayatına başlayan web sitemizin, siz değerli hemşehrilerimizin ve izleyenlerimizin ilgileri ve katkılarıyla anlam bulacağına inanıyoruz.

Sizlerin duygu, düşünce ve önerileri bizim tarihe, doğaya ve insana (topluma) yönelik yolculuğumuzun, çalışmalarımızın kaynağı olacaktır.


Saygılarımızla,
Kemahkalesi